Doç.Dr.Hasan KIZILTOPRAK

Keratokonus Hastaları Lazer (No Touch/LASIK) Olabilir mi?

1. Keratokonus Hastaları Lazer Olabilir mi? Genel Değerlendirme
Keratokonus hastalarında kornea inceldiği ve öne doğru sivrildiği için standart lazer göz ameliyatları çoğunlukla uygun değildir. Lazer işlemleri korneadan doku alarak çalıştığı için zaten zayıf olan korneayı daha da inceltebilir. Bu nedenle LASIK, PRK veya benzeri lazer uygulamaları klasik hâliyle genellikle önerilmez. Ancak günümüzde teknolojik gelişmeler sayesinde bazı hafif keratokonus vakalarında, doğru hasta seçimiyle belirli lazer yöntemleri kontrollü şekilde uygulanabilir. Bu karar mutlaka detaylı topografi, pakimetri ve biyomekanik ölçümler sonrasında verilir. Tedavinin amacı görmeyi düzeltmek kadar hastalığın ilerlemesini durdurmak olmalıdır.

2. Keratokonusta LASIK Neden Risklidir?
LASIK tekniğinde korneada bir kapak (flap) kaldırılır ve alt tabakaya lazer uygulanır. Keratokonusta ise kornea zaten zayıf olduğundan flap kaldırmak çok ciddi yapısal riskler doğurur. Bu işlem sonrası korneanın daha fazla incelmesi, şeklinin bozulması veya ektazi gelişmesi söz konusu olabilir. Bu nedenle LASIK, keratokonus hastaları için neredeyse her zaman kontrendikedir. Hafif topografik düzensizlikleri olan, “şüpheli keratokonus” kabul edilen bazı vakalarda bile LASIK ciddi risk taşır. Uzmanlar bu nedenle keratokonuslu hastalarda LASIK yöntemini önermez ve alternatif tedavilere yönelir.

3. Keratokonus ve Topografi Kılavuzlu Lazer İlişkisi

Topografi Kılavuzlu PRK yöntemi yüzeyden yapılan bir işlem olduğu için flap oluşturulmaz ve bu açıdan LASIK’e göre daha güvenlidir. Ancak PRK da korneadan doku aldığı için her keratokonus hastasına uygun değildir. Hafif ve stabil keratokonus vakalarında, belirli kornea kalınlığı sağlandığında uzman kontrolüyle sınırlı uygulamalar yapılabilmektedir. Genellikle bu işlem tek başına uygulanmaz; CCL (crosslinking) ile birlikte veya sonrasında yapılması gerekir. No Touch, doğru seçilmiş vakalarda görme kalitesini artırabilir ancak her hastada güvenli değildir ve kapsamlı değerlendirme şarttır.

4. Crosslinking ile Birlikte Lazer Uygulaması Mümkün mü?
Keratokonusta en sık kullanılan tedavi yöntemi crosslinkingdir ve korneayı güçlendirmek için uygulanır. Bazı hastalarda önce crosslinking yapılıp kornea stabil hale getirildikten sonra sınırlı düzeyde lazer uygulanabilir. Bu yaklaşım “kombine tedavi” olarak bilinir ve dikkatli hasta seçimi gerektirir. Crosslinking sonrası yapılan hafif yüzeysel lazer işlemleri, korneanın şeklinin kısmen düzelmesine ve görme kalitesinin artmasına yardımcı olabilir. Ancak bu, her keratokonus hastasına uygun standart bir yöntem değildir. Değerlendirme tamamen kornea yapısına, topografiye ve ilerleme hızına bağlıdır.

5. Keratokonus Hastaları İçin En Güvenli Yaklaşımlar
Keratokonus tedavisinde temel amaç hastalığın ilerlemesini durdurmak ve görmeyi iyileştirmektir. Bu nedenle en güvenli yöntem çoğu zaman crosslinkingdir. Daha ileri vakalarda özel kontakt lensler, halkalı kornea içi segmentler (ICL), hatta gerekirse kornea nakli seçenekler arasında yer alır. Lazer işlemleri ancak çok özel kriterleri karşılayan, hafif ve stabil durumlarda değerlendirilebilir. Her hastanın kornea yapısı farklı olduğu için tedavi planının tamamen kişiye özel yapılması gerekir. Bu süreçte Doç. Dr. Hasan Kızıltoprak gibi bir uzmanın değerlendirmesi doğru yöntemi belirlemek adına önemli avantaj sağlar.

 

Comments are closed